Güneşburcum Boğa, yükselenim Aslan ve Ay burcum ise Yengeçtir. Haliç Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünü ikincilikle bitirdikten sonra İngilizce Öğretmenliğine başladım. 18 senedir bu işi halen profesyonel bir şekilde yapmaktayım. Yalnız 22 Mart-2 Temmuz 2020 tarihleri arasında Satürn Kova Busefer ki tutulma Ay Düğümleri ile de etkileşim halinde oldukları için “Kadersel Gelişmeler” adeta kaçınılmaz. Tutulma sürelerinin etkileri genellikle tutulma süresinin uzunluğuna bağlıdır. Bu nedenle çok uzun sürecek olan bu tutulmanın etki süresinin de aylar boyu süreceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. SatürnKova Burcunda 22 Mart – 2 Temmuz 2020. Ay Düğümleri İkizler Yay Aksına Geçiyor ! Bu tutulma, bir döngüyü tamamlıyor. Yengeç oğlak aksında sınandığımız konular geride kalmaya başlıyor artık. Herkes için ferahlıklar, güzel değişimler, yeni kapılar diliyorum. Görüşmek üzere ! Dr. Burçak Kayış MerkürKova burcunda, Kova - Aslan aksında geriliyor. 4 Şubat’a kadar olan süreç, gölge günleriyle 6 Şubat’a kadar çok sancılı bir süreç. Hakkınızda yapılan konuşmaları, mevzuları, sözleri duyabilirsiniz. Kimseye kendinizi ispat etmek zorunda değilsiniz. Kuzeyay düğümü kova güney ay düğümü aslan | Özgül YILDIZ Kuzey ay düğümü kova güney ay düğümü aslan. Kad kova gad aslan dan mesaj var. Gruplarla bir arada ortak amaç uğruna çalışmayı öğren. Dostluklara önem ver. Sadece kendini tatmin etmeye kalkarsan kimseye faydan olmaz. Amacın ve yaptıkların herkese hizmet 5HjsxJC. 15 Kasım 2018’de Ay Düğümleri, Aslan – Kova burçlarından Yengeç – Oğlak burçlarına geçiş yaptı. 5 Mayıs 2020’ye kadar da bu burçlarda kalacaklar ve 2019’da gerçekleşecek olan 5 tutulmanın 4’ü de Yengeç – Oğlak aksında olacak. Yani yaklaşık 2 yıl boyunca Yengeç – Oğlak burçlarının enerjileri ve sembolizması kolektif ve bireysel olarak yaşamlarımızda görünür oluyor. Ay Düğümleri Güney ve Kuzey olarak ikiye ayrılırken, aynı zamanda gitmemiz ve bırakmamız gereken yönlere dair de bilgi veriyor. Güney Ay düğümünün yer aldığı burç geride bırakmamız, o burçla ilgili olan sembolizmayı beslemememiz gerektiğini anlatıyor. Kuzey Ay düğümünün yer aldığı burç ise tam tersi ilerlememiz gereken yöne işaret ediyor. Bir başka deyişle; ezoterik astrolojide Güney Ay Düğümü GAD ejderhanın kuyruğunu ve Kuzey Ay Düğümü KAD de ejderhanın başını temsil ediyor. Yengeç ve Oğlak, iki burç da klasik astrolojide dişil niteliğe sahip olarak görülse de Yengeç su elementinde olmasıyla daha dişil ve duygularla bağlantılı bir burç. Zaten gökyüzünün kraliçesi Ay’ın da en rahat ifade bulduğu burç Yengeç. Oğlak ise tam karşısında yer olarak daha eril ve duygulardan oldukça uzak. KAD Yengeç burcunda iken GAD Oğlak burcunda. Yani Yengeç burcuna doğru evrilmemiz, yaşamlarımızda ve kolektif bilincimizde Yengeç burcu enerjisini aktive etmemiz gerekiyor. Ejderhanın başı Yengeç burcuna doğru bir ivme çiziyor. Yengeç burcu atalar ve geçmişle bağlantılı bir burç olarak bizi geçmişe bakmaya, dönüp atalarımızın neler yaptığını anlamaya davet ediyor. Charles Eisenstein, Türkçe’ye yeni çevrilen kitabı “Kalplerimizin Mümkün Bildiği Daha Güzel Dünya”da Dünya’nın şu anki durumuna çare olarak üç tohumdan bahsediyor. “Bunlardan ilki binlerce yıl geriye uzanan, hayati bilgileri koruyan ve muhafaza eden iletim hatları, yani bilgelik gelenekleri. Dünyanın dört bir köşesinde, ustalar öğrencilerine çeşitli bilgelik gelenekleri ve gizli öğretileri aktarmışlar. Bilgelik bekçileri, Sufiler, Zen üstatları, Kabalistler, Taoist büyücüler, Hristiyan mistikler, Hindu swamiler ve daha niceleri, farklı dinlerin adı altında, bilgiyi dünya onu geri almaya hazır olana kadar korumuş.” Ay Düğümlerinin Yengeç – Oğlak aksı bize zamanın geldiğini, geçmişi ve atalarımızı onurlandırmamızı söylüyor. Onlardan gelen bu bilgeliği koruma ve canlandırma zamanı geldi çattı. Eisenstein ikinci tohumun; kutsal hikayeler, efsaneler, destanlar, peri masalları, folklor ve tarih boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan kadim temalar olduğunu söylüyor. Üçüncü tohum ise yerli kabileler, belirli bir aşamada ayrılık yolculuğunun doğayla ve özümüzle olan ayrılma dışında kalmayı tercih eden halklar. Yazarın bu kitabında sunduğu bu üç tohum da atalarımızdan kalan mirasa işaret ederek Yengeç burcu sembolizmasına ne kadar da uyuyor. Yani kadim bilgeliklere, kabilelere ve hikayelere yüzümüzü döndüğümüzde orada bizim onurlandırmamızı ve kullanmamızı bekleyen hazineler var. Önümüzdeki yılların oldukça kritik ve tarihi bir öneme sahip olduğunu 2020 Satürn –Pluto Kavuşumu, 2023 Pluto Kova Geçişi düşünürsek; Eisenstein’ın önerdiği bu tohumları yeşertip büyütmeye ihtiyacımız var. Ataerkil düzen tarafından yazılmış bu hikayenin sonuna doğru gelirken can simitlerimiz hakkında Yengeç burcundaki KAD bize yol gösteriyor. Ancak kadim bilgelikler ve gelenekler bizlere yol gösterirken dikkat etmemiz gereken, bunu içi boş nostaljik bir hevesle karıştırmamak. Ve tabii atalara ve geçmişe yüzümüzü dönerken milliyetçilik sınırlarında da gezinme riskine dikkat etmek gerek. Daha doğrusu kendi geçmişinin veya atalarının diğerlerinden üstün ve daha iyi olduğuna dair fanatik inançlar bu enerjinin gölgesi olabilir. Aidiyet meselesi de yine Yengeç burcuyla bağlantılı. Kendimizi hiçbir yere ait hissedemediğimiz, kopuş ve ayrılık hissinin baskın olduğu çağımızda bize dayatılan yaşam şekilleri aidiyetsizlik duygusunu daha da arttırıyor. Özellikle Oğlak burcuyla sembolize edilen iş dünyası, kariyer basamakları, holdingler, CEO’lar yaşamlarımızın büyük bir kısmını işgal ederken köklenemiyoruz. Aileyle, sevdiklerimizle, kendimizle, kendi iç dünyamızda geçireceğimiz zamanla ilgili kıtlık yaşıyor ve ait hissedemiyoruz. KAD Yengeç’te iken bu durum tersine dönmeye elverişli. Duygularımızla iletişime geçmek, aynı bir yengeç gibi kabuğumuza çekilip iç dünyamıza keşfe çıkmak için destekleniyoruz. Dışarıyı fethetme, Oğlak burcuna özgü hedef odaklı olma, ancak zirveye çıkarsam mutlu olurum’lu günler bizi uzun zamandır hırpalıyor. Şimdi biraz kendimizi besleme ve koruma zamanı, dış koşullar zirveye çıkmamızı talep etse bile. Biraz ağırdan, yavaştan alma zamanı, aynı bir yengeç gibi dikine değil de yandan yandan, sindire sindire 🙂 Ve evet Yengeç burcu sindirim demektir. Bunca zamandır o kadar çok şey oldu, o kadar hızlı yedik ki gezegeni, kendimizi ve hatta birbirimizi. Şimdi durup da hazmetme, sindirme zamanı olanları ve olamayanları. İfade bulamamış, bastırılmış bütün duyguların kanser olarak kendini gösterdiğini okuyoruz birçok yerde. İlginçtir ki duygularla bağlantılı Yengeç burcu İngilizce’de Cancer olarak geçer. Sanki sindirilmeyen duyguların neye dönüşeceğine işaret eder gibi. Ay düğümleri iki zıt burç üzerinden ilerler ve Kuzey düğümü geliştirmemiz gereken özellikleri gösterir demiştik. Ancak; bu Güney Ay düğümü ile ifade edileni tamamen terk etmemiz anlamına gelmiyor. Özellikle de Güney Ay düğümünün yönetici gezegeni Satürn de Oğlak burcunda olduğu için Oğlak burcuna ait sembolizma da oldukça önemli hale geliyor. Ek olarak Pluto’nun da Oğlak burcunda olduğunu unutmamak gerek. Özellikle karmayla bağlantılı ne ekersen onu biçersin gezegen Satürn’ün bu burçta olması 2019’da politika, bankalar, ekonomi, para, liderler, iş dünyasıyla ilgili önemli kırılmalar yaşanacağını gösteriyor. Tabii ki bu yolsuzluk yapan, gezegenin içinde bulunduğu kritik durumu umursamayan liderler deff olacak demek değil. Kozmik güçler, bu kadar net bir şekilde iyi-kötü ekseninde işlemiyor. Hatta tersi bir şekilde daha da güçlenebilirler, bahsettiğim bu konular daha da azgınlaşabilir. İnanıyorum ki bu sembolizmadaki en yüksek potansiyel kendi içsel otoritemizi bulabilmekle ilgili. Oğlak otoriteyle ilgili bir burç olmakla birlikte ezoterik bilgide spiritüel enerjilerle de bağlantılı. Bu kadar güçlü Oğlak vurgusu acaba spiritüel otoritemizi keşfetmekle sonuçlanabilir mi? Önemli makamların arkasındakilerin basiretsizliği kendi içsel otoritemizi hareketlendirmemizi sağlayabilir mi? Bu soruların cevaplarını zamanla göreceğiz demiyorum, çünkü bence Ay düğümlerinin etkileri başladı bile. Zaten Pluto ve Satürn bir süredir Oğlak burcuyla bağlantılı her ne varsa dönüştürmeye, yıkmaya, zorlamaya başladı. Otoriter sistemlerin daha da güçlenmesi boşuna değil. Hele şu aralar Avrupa’da olanlar 2019’un nasıl bir yıl olacağına dair önemli ipuçları barındırıyor aslında. Özellikle de 22 Nisan ve 29 Haziran tarihlerinde Satürn ile ve 31 Mart tarihinde de Pluto ile düğümler kavuşacaklar yani aynı Zodyak derecesinde olacaklar. Bu tarihlerin olduğu haftalarda Oğlak burcunun konuları olan yönetim sistemleri, iş dünyası, holdingler, bankalar, para ve para sistemleri, ekonomi, siyaset, liderler ve kontrol mekanizmaları hakkında köklü sarsılmalar meydana gelebilir. Satürn’ün aktif olduğu tarihlerde kadersel gelişmelerin tetiklendiğini unutmamak gerek. Pluto ise bu süreçte bahsettiğim alanlarda köklü dönüşüm enerjisini aktive edecek. Bu tarihler özellikle kolektif düzlemde gelişmelere işaret etse de kendi bireysel yaşamlarımızda da benzer etkiler açığa çıkabilir. Yani 2019’da doğum haritanızda Oğlak ve Yengeç burcunun denk geldiği alanlara özellikle önem vermenizi tavsiye ederim. Bu burçların bağlı olduğu yaşam alanlarına yukarıda vermeye çalıştığım perspektiften bakmayı deneyebilirsiniz. Yani Yengeç burcuna ait içe dönük, duygu odaklı, empatik, hassas, koruyuc ve besleyici özellikleri daha da güçlendirip Oğlak burcuna ait dışa dönük, rasyonel, duygulara mesafeli, hırslı ve iş odaklı özellikleri dengelemeniz iyi olabilir. 2019 yılında geliştirmemiz ve bırakmamız gerekenleri özetlersem; Duygularımızla iletişime geçip bastırılan, görmezden gelinen duyguları sağlıklı bir şekilde ifade etmeyi öğrenmek Zayıf ve çaresiz durumda olanı korumak ve şefkat vermek Kendimizi ait hissettiğimiz yere ve kişiye daha da özen göstermek buna gezegenimiz Dünya da dahil Dış alemde bir şeyleri başarmaya mecbur hissetmek yerine iç aleme yönelmek İç dünyamızda kendi içsel otoritemizi keşfetmek Vatanından sürgün edilmiş, vatanı talan edilmiş olana karşı şefkat göstermek ve yardım etmek mültecilere karşı empati Hedef odaklı olmak yerine sürece önem vermek ve yavaşlamak Herkesi ve her şeyi kontrol etme ihtiyacının altında yatan nedenleri fark etmek Başkalarının takdirini kazanmak için çabalamaktan vazgeçmek Yengeç – Oğlak enerjisine uygun şifa çalışmaları bunlar olabilir; Aile dizilimi İçsel otoriteyi keşfetmeye yönelik çalışmalar Geçmiş travmaları şifalandıracak terapiler İhtiyacı olan kişilere yardım Şefkat meditasyonları Sevgiyle, Eda O. Zakaria, ASA, MAPAI - Tüm Hakları Saklıdır. Ana SayfaAstroloji GündemiKADERSEL AY DÜĞÜMLERİ BOĞA-AKREP AKSINA GEÇİYOR! Ay düğümleri her 1,5 yılda bir burç yolunda kadersel olarak gitmemiz gereken yöne taşıyan dönüm noktalarını işaret eder. Güney ay düğümü bırakılması gerekenleri,arınmaları anlatırken,Kuzey ay düğümü gidilecek yönü,şanslı ve fırsat alanlarını anlatır. 1,5 yıldır Yay ve İkizler aksında olan ay düğümleri de Boğa ve Akrep aksına geçiyor. Önümüzdeki 1,5 yıl boyunca tutulmalar Boğa ve Akrep burcunda olacak. Uranüs gezegeninin Boğa burcunda yer alması nedeniyle değişmeyenleri değiştirecek,çarpıcı şok edici gelişmelere misafir olacak yıllardayız. Sabit nitelikli Kova burcundaki Satürn ile Ay düğümlerinin yaptığı kare açı ise kalıpları yıkmak ve yeniye yer açmak adına katkıda bulunacak. Akrep alanında derin dönüşümler,arınma,bırakma ve sadeleşme söz konusu olurken Boğa alanında kendimize değer vermeyi,önce kendimizi sevmeyi,hayatın keyifli alanlarını,konforlu ve severek yaptığımız kazanç kapılarını bulmayı öğreneceğiz. Kendimize iyi gelmeyen her alandan arınıp sevdiklerimize yöneleceğiz. Kadersel tanışmalar,olaylar,köklü değişim ve dönüşümler,arınma ve yeniye yer açma konuları Boğa ve Akrep evlerinize gelen alanlarda gezegen yerleşimlerine göre kaçınılmaz görünüyor. Haritalarınızda Boğa-Akrep alanında etkiler burçlarında gezegen yerleşimleri olanlar, Ay düğümleri Boğa ve Akrep aksında doğanlar kadersel anlamda etkileri maksimumda alır. 14 Nisan 2003- 26 Aralık 2004 yıllarında neler yaşamıştınız? Bu zamanlara göz atıp bu yıl kadersel konularınızı Yılın ilk tutulması Gölgeli Ay Tutulması 11 Şubat'ta Cumartesi Aslan burcunda gerçekleşecek. Büyük Marmara depreminin meydana geldiği 1999 yılında da Güneş ve Ay Tutulmaları yine Aslan ve Kova aksında gerçekleşmişti. Sözcü gazetesi yazarı Dinçer Güner o dönemki tutulmayla bu tutulmayı karşılaştırdı. İşte ortaya çıkan tablo... Merhaba Arkadaşlar;2017 senesinin ilk tutulması 11 Şubat Cumartesi günü 22 derece Aslan burcunda meydana gelecek. Tutulma, Gölgeli Ay Tutulması olup Batı Asya, Afrika, Avrupa, Grönland ve Amerika’dan görülebilecek. Tutulmalar, o sene meydana gelecek olan olayların genel kalitesini anlamamız açısından önem düğümleri ile bağlantılı olduklarından dolayı da kadersel gelişmelere işaret ederler. Tutulmaların etki süresi genel olarak tutulmanın kaç dakika sürdüğü ve nitelik bakımından hangi burçlar üzerinde olduğu ile alakalıdır. Ama genel olarak aslında tutulmalar en güçlü etkilerini tutulmanın gerçekleştiği gün itibari ile +/-1 ay içinde en güçlü etkilerini ortaya koyarlar. Kısacası bu tutulmaların büyük etkisi 11 Mart tarihine kadar sürecek, amma velakin azalarak da olsa Ağustos ayına kadar işaretlerini çokça deneyimleyeceğiz. Şimdi Aslan burcundaki Ay Tutulması zamanı gökyüzünde Güneş ile Jüpiter arasında da harika bir etkileşim meydana gelecek. Bu da tutulmayı iyicil bir noktaya taşıyan etki aslında! Şimdi bu tutulmayı analiz edelim bakalım. Önce bireysel etkileri sonra da dünya üzerindeki etkileri neler olabilir göz atalım. Bunun için Aslan burcunun neleri sembolize ettiğini iyi anlamamız gerekli…Aslan burcu astrolojide; merkezde olmak, yaratıcılık, sevgi, otorite, sahnede olmak, ego, dramatik olmak, kendine güven, lüks, ihtişam, gösterişli, saçlar, eğlenceli işler, çocuklar, kumar, parlamak, dikkat çekmek, kişisel tatmin, organizasyon, sosyal, cömert olma, kibir, gösteriş budalası, gururlu, inatçı, risk alan, güç peşinde, gücü koruma peşinde, otoriter, kendini beğenmek, hep ön planda olma gayretinde, buyurgan, küstah, başkalarını yüreklendiren, içten, samimi, sıcak anlamlarına gelir. Dünya astrolojisinde ise; diktatörler, yöneticiler, liderler, oyuncular, ünlü kişiler, tiyatro, soylu kişiler, krallar, kraliçeler, altın, organizasyonlar, ağaçlık alanlar, eğlence yerleri, kumarhaneler, saraylar, parklar, ağaçlık yerler, gösterişli mekanlar, şölenler, dansçılar, dans, sahne performansları, kuaförler anlamına gelir. Sağlık astrolojisinde ise kalp, omurga, üst mide ve sırt bölgesidir. Bu alanlarda çıkan her türlü rahatsızlığı sembolize Aslan burcunda meydana gelecek tutulma ile birlikte elbette ki bir şekilde hepimiz daha fazla görünür olma gayretinde olacağız. Merkezde olmak isteyecek, egolarımızı daha çok parlatma gayretinde olacağız.– Tutulma zamanı risk almaya çok daha yatkın oluruz. Enerjimiz gayet yerindedir. Koşulları zorlamaya çalışabiliriz.– Bu dönem kendimize güven en yüksek noktadadır. Her şeyi yapabilecek güce sahibizdir. Daha cesur davranırız. Gösterişi, gösterişli, janjanlı, allı, pullu, eğlenceli konulara daha çok çekiliriz.– Tutulma zamanının en büyük hendikapı gururdur! Aşırı gururlu davranışlar burnumuzdan kıl aldırmaz tavırlar zarara uğramamıza neden olabilir.– Tutulma zamanı özellikle kalp ve dolaşım rahatsızlıklarında artışlar meydana gelebilir. Özellikle kalbinde ritim problemleri olanlar bu tutulma zamanı daha dikkatli olmalarında yarar var.– Tutulma süreci saçlarımıza şekil verme, bakım yapma, saçlarımızla ilgilenme zamanı, kuaförlerinizden şimdiden randevunuzu alın derim.– Yaratıcılık gerektiren işlerde başarı şansı çok yüksektir. Hele ki ambalajlama kısmını abartıp satılması gereken ürünler çok daha hızlı bir şekilde satılır.– Tutulma zamanı, gösteri zamanıdır. Bu dönem konser, parti, gösteri, eylem gibi aktivitelere daha fazla zaman ayırabilir, bunlardan daha çok keyif alabilirsiniz.– Kendimizi göstermek istediğimiz her alanda rahatlıkla sergileyebiliriz. Lükse olan düşkünlüğümüz, tembelliğe olan meylimiz artabilir. Eee malum aslan yattığı yerden belli olur diye boşuna dememişler.– Yalnız bu tutulma zamanı kibir, fazla ego, aşırı hırs, baskıcı tavırlar ciddi zarar verebilir.– Sevgiye ve ilgiye her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız olacağı zamandır. Öyle ki, sevgiyi almak için dikkatleri üzerimizden çekmekten de pek geri kalmayacağız.– Çok fazla otoritemizi kurmak, kontrol etmek ve sözümüzü dinletmek isteyeceğiz. Ya da başımıza gelen olayları fazlaca dramatize etme eğiliminde olabiliriz.– Organizasyonlar yapabilir, etrafımızı organize edebiliriz. Olası yapacağımız organizasyonlarda oldukça eğlenceli olacaktır. Çocuklarla daha fazla ilgilenebilir, çocuk sahibi olmak isteyebilir, çocuklarla ilgili araştırmalar yapabilir, var olan çocuklarımızın sorunları ile yakından ilgilenmemiz gerekebilir.– Bu dönem kumara eğiliminiz artabilir. Riskli aktiveler bize daha çekici gelebilir. Yeni iş kurmak isteyenler ise kuaför dükkanları, estetik, bakım, güzellik merkezleri üzerinde yatırımlar yapabilirler. Bazılarımız sahne sanatlarına ilişkin eğitimler alabiliriz.– Etrafımızdaki insanları rahatlıkla coşturabilir, yapmak istedikleri konularında yüreklendirebilir, motive edebiliriz.– Lüks tüketim ihtiyacı bu tutulma ile biraz daha artacaktır. Değerli, pahalı, gösterişli şeyler daha çok ilgimizi çekecektir.– İlişkilerde ben sen çatışması, kendi prensiplerimizi ve ideallerimizi ortaya koymak bakımından stres yaşanabilir. İlişkilerde karşımızdakinin istek ve duygularını göz ardı etmemek gerekiyor. Duygu ve mantığın çatışması bu tutulmada özellikle ilişkilerde en çok öne çıkacak olan konulardır.– Gururlu olmak, egoist tutumlar, beğenilme arzusu, takdir edilmek, onaylanmak ve kabul görmek ihtiyacı ile hareket edebilir. Böyle tutum sergileyen kişilerle karşılaşabiliriz.– Yaratıcı enerjilerin yüksek olduğu bu dönemde beyin fırtınası yapmak ve geleceğe yönelik orijinal proje ve fikirleri açığa çıkaracak kararlar alınabilir. Kitlelerin dikkatini çekecek tanıtımlar veya ekip çalışmaları yapmak için kararlarınız olgunlaşabilir. Bu dönemi bir araya gelerek daha yenilikçi özgür yaratıcı olmak için zamanı Ay/Satürn etkileşimi de önemli olacaktır. İstekleriniz için harekete geçmek, somut, gerçekçi adımlar atmak, hayatınızı düzene sokmak, sorumluluk alınması gereken noktalarda harekete geçmek, disipline etmeniz gereken konulara odaklanmak, iş konularında daha gerçekçi yaklaşımlar sergilemek, kararlı bir şekilde davranmak, iş becerilerinizi geliştirmek, duygusal ihtiyaçlarınızı doğru düzgün ve uygun bir şekilde yapılandırmak, duygusal olarak sizden beklenen olgunlukta konulara yaklaşmak için idealdir. Bu dönem daha ciddi, iş ahlakı olan kimselerle iş irtibatları, daha metodik, daha planlı bir şekilde hareket etme yeteneği getirecektir. Bu dönem gerçekten zamanını, parasını, emeğini harcayan kişiler başarıya ulaşacaktır. Uzun vadeli planlar yapmak, hedefler belirlemek için idealdir. Yaptığımız işlerde, hayatlarımızda daha fazla sorumluluk alacağımıza işaret zamanı Güneş/Jüpiter etkileşimi hakim olacak gökyüzünde! Bu ikili yeteneklerin parlaması, parlatılması ile ilgilidir. Bu tutulma zamanı kişisel yeteneklerinizi parlatacak girişimleriniz olsun. Bu konuda size yardım edecek insanların desteklerini de kabul edin. Girişilecek bir çok işte başarılı olabileceğimize işaret etmektedir. Hukuksal konularda şans ve fırsatlar anlamına da gelmektedir. Yurt dışı bağlantılı işler, yabancılarla yapılan işlerden kazançlar ve fırsatlar söz konusudur. Mevcut işlerimizi büyütebileceğimiz fırsatlarla da karşılaşabiliriz. Maddi olarak güzel fırsatlarla da VE DÜNYA AÇISINDAN AY TUTULMASIAy tutulması 22 derece Aslan burcunun 3. dekanında meydana gelecek. 3. dekan Aslan burcundaki tutulma, insanları ve orduları yeni girişimlere doğru harekete geçirir. Aslan burcu merkez olmakla ve üst düzey yönetici pozisyonundaki kimselere işaret eder. Yine bu tutulma sürecinde sahne sanatlarında iş yapanlar, oyuncular, sanatçılar, şov dünyasının önemli isimleri ile ilgili çarpıcı haberler olabilir. Tiyatro, oyuncular ve şov dünyasına ilişkin önemli haberler, gelişmeler olabilir. Bunların arasından özellikle kalp rahatsızlıkları olanların dikkat etmesi gerekir. Ani ölüm haberleri olabilir. Yeni liderler, yeni oluşumlar, heyecan verici isimler ön planda olacaktır. Siyasi arenada da her şey fazlası ile şova dönüşmeye burcu astrolojide çocuklar ile sembolize edilir. Bu tutulma zamanı çocukların eğitimi, çocukların ihtiyaçları, çocuk yaşta kimseler, çocuklukla ilişkili belki biraz sert durumlar oluşabilir. Ya da çocuk doğumu, üremeye ilişkin konularda gündeme gelebilir. Aslan burcu eğlence sektörü demektir. Eğlenceli her türlü aktivite de işin içine girer. Bu tutuma zamanı kişisel olarak eğlenceli aktivitelere yönelmenizi tavsiye ederim. Yalnız eğlence sektörü ile ilgili bazı kısıtlamalar, kurallar söz konusu olabilir. Tabii ki yönetici demişken hükümet, yönetimde söz sahibi kişilerde ön planda olacaktır. Bu dönem ülke yöneticileri, liderlerin zararlı tutkularına yenik düşmemeleri gerekir. Aşırı ego, kibirli çıkışlar negatif eleştiri olarak kendilerine dönecektir. Bu dönem özellikle altın fiyatlarında yükseliş gözlemlenebilir. Ama bunun yanı sıra dolar geçici bir süreliğine stabil ya da düşüş halini devam ettirecektir. Fakat ay sonu itibari ile yeniden yükseliş trendine girebilir. Bu Ay Tutulması’nda yeni partiler, yeni liderler, yeni isimler ortaya atılabilir. Ama şanlarının uzun süreceğini de pek doğum haritası üzerinde bu tutulma Neptün'ün tam üstüne düşmektedir. Neptün ise dünya astrolojisinde sol siyasi fikirler, dolandırıcılık, yasa dışı işler, skandallar, sahte işler, sahte şirketler, zehirlenmeler, toplumsal hareketler, hastaneler, popüler görüş dalgalanmaları, ilaçlar, alkoller, petrol, sis, denizler, deniz taşıtları, yolsuzluk, heyelanlar, deniz problemleri, deniz kazaları, gaz kaçakları, bulaşıcı hastalıklar demektir. Tutulma Türkiye haritasında 3. evine de denk düşmektedir. Ulaştırma, haberleşme, iletişim, eğitim, deniz, hava, kara yolculuğu, ulaşım, yazılı, sözlü, görsel iletişim ve medya demektir. Tutulma tam da Neptün'ün üzerine düşeceği için denizlerle ilgili sorunlar, deniz taşıtları ile ilgili problemlere neden olabilir. Bir takım düşünceler çok hızlı yayılabilir. Sosyal medya üzerinden toplumsal bir hareket başlatabilir. Eğitimle, sınavlarla ilgili, parasal konularla ilgili şaibeler veya skandallar meydana gelebilir. Bir takım gerçek olmayan belgeler, sözler, yazılar, dokümanlar ortaya çıkabilir. Toplumsal siyasi bir hareket başlayabilir. Bu dönem bulaşıcı hastalıkların en hızlı yayılacağı zamandır. Çok dikkatli olunmasında fayda var!Trafik kazalarında artışlar meydana gelebilir. Özellikle de alkol yüzünden gerçekleşebilir. Otobüs firmaları ile ilgili skandal konular ortaya çıkabilir. Özellikle zehirlenme vakalarında da artışlar meydana gelebilir. Bu tutulma biraz daha muhalefetin elini güçlendirecek nitelikte olacak. Farklı, değişik, sıra dışı, orijinal fikirler, projeler ortaya atabilirler. Atakta bulunabilirler. Güneş/Jüpiter etkileşimi ile uluslararası alanda sanat veya spor alanında başarılara imzalar atılabilir, ödüller depreminin meydana geldiği sene Güneş ve Ay Tutulmaları yine Aslan ve Kova aksında gerçekleşmişti. O sene 18 derece Aslan burcunaydı, şimdi gerçekleşecek olan tutulma ise 22 derece Aslan burcunda olacak. Derece itibari ile oldukça yakın bir noktada! Bu yüzden de depremler konusunda oldukça riskli bir dönemdeyiz. Umuyorum o dönemdeki gibi büyük can ve mal kayıpları yaşanmaz…Sevgiler…Dinçer GÜNER İlginizi Çekebilir Bakış açınızı değiştirin! YOL AYRIMI ifadesinin azcık ürpertici bir etkisi oldu galiba Olsun mahsus yaptım! Zira değişimlerden bu kadar korkmamalı ve hayatın bizi ”hayırlı bir niyetle” yol ayrımlarına getirdiği fikrine iyice alışmalıyız… 26-29 Aralık arasında Oğlak’ta yol alan ve Merkür ile de kolkola yürüyen Güneş, Güney Ay Düğümü ile üçgen, Kuzey Ay Düğümü ile 60’lık açılar yapacak. Güneş’in Neptün’e 60’lık tatlı açısı devam edecek. 27 Aralık gecesi Akrep’e giren AY da Kuzey Ay Düğümü ile kavuşarak bu kokteyle duble baharatlı bir tat verecek. Ve aynı devrede Mars ile Chiron Arasında 150’lik bir açı olacak. MEALİ; Merkür – Güneş kavuşumları zaten doğal olarak bir karar getirir. Bu kavuşum Oğlak’ta olunca, bu karar daha da bir kararlı ve uzun vadeli olur 🙂 Oğlak’ın yöneticisi Satürn’ün Akrep’teki yerleşimi ve Yengeç’te geri giden Jüpiter ile yaptığı üçgen açı da dikkate alınırsa; bu aralar alınacak kararlar hayatımıza – geçmişte fazla geniş davranılmış ve gerçek boyutları bir şekilde gizlenmiş konularda – KALICI DÜZENLEMELER getirecektir! Güneş’in Ay Düğümleri ile yapacağı ılımlı açıların, 1 derecelik orbda ya da tam kavuşumda olacağı 26 – 29 Aralık devresi, böyle kararların alınması için oldukça elverişli görünmektedir. Zira bu devrede atılacak adımların dönüştürücü etkisi daha belirgin olacaktır. Uranüs’ün baskısı altında geri çekilse de, arkadan dolanmayı ve çatışmayı körüklemeyi ihmal etmeyen Terazi’deki Mars’ın, ne istediğini ve neye hizmet ettiğini bilmeyen hali de, bu devrede sona erer. Zira Chiron gireceği 150’lik tam açı, sonuçları değil sebepleri ve bağlantıları ortaya çıkartacak ve kökten şifayı zorunlu hale getirecektir. Beklenmedik çıkışlar, ani değişimler karşısında SAVUNMAYA GEÇMEK, yaygın bir insan davranışıdır. Pasif agresif tutumlar geliştirerek gelişmeyi ve geleceğe yol vermeyi reddetme eğilimlerimizin altında yatan nedenleri bu devrede tanımlayabilir ve bu yaklaşımın bizi bir yere götürmediğine iyice ikna olabiliriz. Bu farkındalık bize KARAR getirecek ve karar bir taban temizliği ile birlikte geleceği için, geçici yamalar değil, geleceğimizin yolunu açan KALICI ONARIMLAR yapılabilecektir. Nasıl ama… HEYECANLI DİMİ 🙂 Eva CASSIDY söylüyor … TIME AFTER TIME [youtube= Kuzey Ay Düğümü Boğa olanların Güney Ay Düğümleri Akrep’tedir. Dolayısıyla Akrep’in olumlu özelliklerini korumakla birlikte aşırıya kaçan yanlarını temizlemek ve Boğa’nın olumlu özelliklerini benimsemek, gelişme yollarının önünü açmak için kaçınılmaz bir gereksinimdir; HAYAT Değerlidir! Yaratılmış olan her varlık da öyle… Hiçbirimiz, değerimizin bilincine varmak için bir başkasının onayına muhtaç değiliz. Var olmamız, bir işe yaramak potansiyeline sahip olduğumuzun açık bir kanıtıdır. Ama biz birilerinin bize değer verdiğini görmeyi umutsuzca ister ve mümkünse bunun bize sunulan fırsatlar, verilen ödüller, tanınan ekstra rahatlık alanları, kullanım ve tüketimimize açılan kaynaklar ile KANIT’lanmasını bekleriz. Bu SAHİP olunmayı isteyen, edilgen bir varoluş biçimidir. Birilerini bizi besleyen el, bize hayat hakkı veren efendi, bize değer biçen göz yerine koymak istediğimizi, varlığımızla ona verdiğimiz hoşnutluğun ya da sağladığımız faydanın karşılığını bize ödeyen bir koruyucu aradığımızı gösterir. Böyle bir duruş, kendi hayatına ve değerlerine sahip çıkmak, hayatta kalmasını sağlayacak değerleri üretmek, bağımsız ve kendine yeterli olmak, yani olgun ve kendi sorumluluğunu üzerine alan bir kişi gibi davranmaktan bizi uzaklaştırır. Hayatına ve değerlerine sahip çıkmayı öğrenmek, Boğa Kuzey Düğümü’nün temel dersidir! Boğa Kuzey Düğümü’ne sahip insanın hayat amacı, Akrep Güney Düğümü’nün getirdiği ”bağımlı, tüketime odaklı, hayata değer katmayı bilmeyen ya da buna üşenen, bedel ödemekten kaçınan, zaaflı, gergin, talepkar, birileri sahip çıkmadığı ve desteklemediği sürece kendisini kayıp bir bavul gibi hissetmeye yatkın” duygu halini aşıp, ”yapan, olan, sahip çıkan ve gerçekleştiren” bir insan olmaktır. Cinsellik, Akrep Güney Düğümü – Boğa Kuzey Düğümü ikileminde yaşayan herkes için çok önemli KAYNAK’tır. Cinselliği sadece bir haz aracı olarak görmez, aynı zamanda insanlarla iletişim kurmak ve onların hayatında bir yer edinmenin etkin bir aracı olarak da kullanırlar. Bir arkadaşımın çok güzel tariflediği gibi ”Seks verip sevgi ve onay almaya” çalışırlar… Önemsedikleri veya değerli buldukları herkesle, cazibe ilişkileri kurmak ve insanları etki altına alabildiğini hissetmek, çok önemli bir konu halini alır. Bunu yapamadıklarını hissettikleri kişilere garip bir bağımlılık beslemeleri de mümkündür. Zira o insanlar çıkılamayan dağ, dibi görülemeyen deniz oluverir… Cinsel olmasa da, zihinsel planda ”özel” bir bağ kurmak ve o insanın psikolojisini kontrol edebilmek, atacağı adımı hissedebilmek, şerit değiştireceği zamanı fark edebilmek, mümkünse kararlarını etkileyebilmek ya da onu takip edebilmek, Güney Düğümü Akrep olan insanların, kendilerini içlerinde yitirdiği bir Abyss okyanusun en derin yeri olabilir. Bunun temelinde GÜVEN ihtiyacı yatar! Çözümlemek, öngörmek ve etkilemek, kendini ve konumunu garantiye almak için kullanılan stratejik araçlardır. Oysa Boğa Kuzey Düğümü’nün dersi, insanlarla açıklanması güç, neredeyse büyülü ve vazgeçilmez etkileşimler aracılığıyla kopmaz bağlar kurmak yerine, dürüst, açık ve karşılıklı faydaya dayalı bir alışveriş zemininde buluşmayı öğrenmektir. Bir insanın herşeyiyle teslim olmasını sağlamak, belki lazım olur diye bütün kaynaklarını el uzatılacak mesafede bulundurmak ihtiyacına dayanır. Sahip olmadığımız şeyler için ”erişememe” korkusu duymamıza gerek yoktur. Karşılığında değerli birşey sunarak onları istediğimiz zaman alabiliriz. Boğa Kuzey Düğümü’ne sahip kişilerin, değiş-tokuş için değer üretmek adına çaba göstermeyi ve ürettiklerinin ya da sunduklarının değerli olduğuna inanmayı öğrenmeleri gerekir. O zaman, herşeyi BÜYÜLEMEYE ve KENDİNE BAĞLAMAYA çalışmaz, etkilemek adına herşeylerini sunmaya, ve elde tutmak adına kendi değerlerinden vazgeçmeye kalkmazlar… Üstelik aşırı vericilik tam ters yönde işlediğinde aşırı derecede sakınma eğilimine de yol açabilir… Vererek elde etmek ve vermeyerek terbiye etmek, insan ilişkileri için değil, hayvan eğitimi için kullanılan bir yöntemdir 🙂 Sağlıklı alışverişler içinde olamadığımız insanları etrafımızda tutmak zorunda da olmadığımızı bilmeliyiz. Herkesten verebildiğini almak ve sadece hak ettiğini vermek gibi dümdüz ve dürüst bir seçenek daima mevcuttur! Bir tuzak da, fazla risk alma eğilimidir 🙂 Hiç birşeyi ortaya koyamayan, hiç birşey kazanamaz evet… Ama kazanmayı beklediklerimiz ile kaybedebileceklerimiz arasında düzgün bir karşılaştırma yapmadan atağa geçmek ve gözükara bir biçimde sonuna kadar gitmek, bazen büyük pişmanlıklar getirebilir… Boğa Kuzey Düğümü’ne sahip insanların bolluğu üretmeyi, yokluk durumunda sıkıntı, panik, hırçınlık gibi duygulara kapılmak yerine elindekiyle tatmin olmayı ve ŞÜKRETMEYİ öğrenmeleri, mutluluk hissinin küçük şeylerin değerini bilmekle olduğunu idrak etmeleri gerekir. Kıymet biçmek ve hakkını vermek de Boğa Kuzey Düğümü için kazanılması gereken öğretilerdir… Başkalarının değer sistemine fazlaca önem veren ve koşullanmaya yatkın olan insanlar, karşılarına çıkan kişi ve durumlar hakkında tarafsız ve yargısız olmakta zorlanırlar. Önyargıları, endişeleri ve beklentileri onların bakış mesafesini bulandırır. Ancak, olay ve insanlara yargısız, tarafsız ve beklentisiz bakabildiğimiz zaman onların gerçek önemini algılarız. O zaman olayları ve insanları olmalarını istediğimiz ya da zannettiğimiz yere değil TAM OLDUKLARI yere koyarız ve tam hak etikleri gibi ya da gereğince davranırız. Akrep Güney Düğümü’nün insan psikolojisinin derinlerine girmek ve sorunlu alanları saptayabilmek gibi bir özelliği vardır. Ancak her insanın duymaya hazır olduğu ve olmadığı gerçekler, her insanın anlamaya ve kabul etmeye daha yatkın olduğu bir ifade biçimi ve her insanın içinde bulunduğu durumun bizim görebildiğimiz ve göremediğimiz arka alanları vardır! Etkilemek, sarsmak ve kendi kafasına göre değiştirmeyi seven Akrep Güney Düğümü, bizi pervasız, patavatsız ve bazen de acımasız yapabilir. Oysa bizim algılarımız eksik, tecrübemiz yetersiz, doğrularımız fazlasıyla kendinden menkul ve bir insanı ya da bir durumu çekelemeye çalıştığımız yer zamansız veya anlamsız olabilir. HAKLI olmak, bize herşeyi yapmak ve söylemek hakkını vermez! Önemli olan uygun olanı, uygun zamanda ve uygun şekilde söylemek ve yapmak, ya da susup evrenin bilge yöntemlerine saygıyla izin vermektir… Akrep Güney Düğümü’ne sahip insanlar, hırpalandıkları süreçlerden geçtiklerinde, bunu kendilerine yapmış olanlara hadlerini bildirmek veya üzerinden zaman geçse de fırsatını bulunca öçlerini almak isteyebilirler… Boğa Kuzey Düğümü, AFFETMEK ve kendi huzurunu intikam için feda etmemeyi bilmek konusundaki zorlu dersleri hayatımıza çeker! Yücelik, incitebileceğini görerek ulaşılan bir mertebe değildir. İncinmenin temelinde yatan algıları ve özdeğer sorunlarını çözümlemeye odaklanırsak, sorun başkalarının yaptıkları olmaktan çıkar. İncinmeyecek ve incitilemeyecek kadar güçlü olmak mümkün değildir… Her insan bir gün boşa düşer, birine karşı zayıf kalır, ya da zaaflı bir durumda yakalanabilir. Bunun telafisi yıkarak ve yok ederek yapılamaz… Gerçek GÜÇ, yapabileceğini bilmek ama yapmamaktır! En önemli ders ise; güven duygusunu sağlayan tek faktörün ÖZE-GÜVEN olduğunu farketmektir! Özgüven çoğu kez, sahip olunanlarla desteklenen ve kolayca kaybedilen bir histir. Oysa öze-güven, damarlarında akan kana, hücrelerindeki DNAya ve en önemlisi Yaratan’dan olduğumuz gereğine güven duymaktır… Bizi Yaratan, asla yalnız ve yoksun bırakmayacaktır! Boğa Kuzey Düğümü’nün dersleri üzerinde çalışan kardeşlerime şöyle hem Boğa’nın bolluk duygusunu hem de Akrep’in ekmek elden su gölden yaşama arzusunu tatmin edecek nefis ve leziz bir LA VIE EN ROSE … Melody Gardotun PIAGET için yaptığı reklam kampanyası filminden 🙂 [youtube=

ay düğümleri aslan kova aksında