BinDokuz Yüz Seksen Dört (1984) George Orwell, Celal Üster (Çevirmen) Puan: 8.8 /10 ( 1537 puanlama , 227 değerlendirme , Puan dağılımı , Okuma durumları ) Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı.
1984 – George Orwell | 25 Alıntı - 1.”Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelir.” (syf 94) 2.”Yaşayanların değil de ölülerin yaratılabilmesinin ne kadar tuhaf olduğunu geçirdi aklından.” (syf 60) 3.”Winston, en kötü düşmanın kendi sinir sistemin, diye düşündü.
George Orwell ölmeden iki sene önce tamamladığı 1984’ün henüz yazım aşamasında ‘bir distopya yazıyorum’ şeklinde kitabını tanımlamıştı. Bana kalırsa yarı distopya, yarısı da gerçekçi unsurlarla örüntülü insanı derin duygularla sarsan bir kitap.
1984- George Orwell Güzel bir kitap yorumu olmuş gerçekten.Kitap yorumundan ziyade tatsız olaylar hepimizi üzmeyede devam ediyor. Ama inşaALLAH devam etmez
1984 Kitap İncelemeleri 1984, George Orwell’ın dehasının en özgün eserlerindendir ve bir toplumsal kâbus, bir anti-ütopya, bir distopyadır.
XaDz46. Sayfa Sayısı 350 Alıntılar -Parti geçmişe el koyabiliyor ve şu ya da bu olayın hiçbir zaman olmadığını söyleyebiliyorsa, bu hiç kuşkusuz işkenceden de, ölümden de beter bir şeydi. -İnsan, kendi belleği dışında hiçbir kayıt olmayınca en belirgin gerçeği bile nasıl kanıtlayabilirdi ki? -Belki de, deli dedikleri tek kişilik bir azınlıktı. Bir zamanlar dünyanın güneşin çevresinde döndüğüne inanmak nasıl delilik belirtisi olarak görüldüyse, şimdi de geçmişin değiştirilemeyeceğine inanmak delilik belirtisi olarak kabul ediliyordu. Bu inancı bir tek kendisi taşıyor olabilirdi ve eğer öyleyse, o zaman delinin tekiydi. Ama deliliği pek dert etmiyordu, onu asıl ürküten yanılıyor olabileceğiydi. -Gerilimli anlarda insanın bir dış düşmana karşı değil de, hep kendi bedenine karşı savaştığını fark ediyordu. -“Aslında hiçbir şey fark etmezdi,” dedi. “Öyleyse neden pişmansın itmediğine?” “Sırf, bir şey yapmayı hiçbir şey yapmamaya yeğlediğim için. Şu oynadığımız oyundan kazançlı çıkmamız olanaksız. Kimi yenilgiler kimilerinden daha iyi olabilir, o kadar.” -Açıkçası, Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. Gerçekliğin en açık biçimde çarpıtılması böylelerine kolayca benimsetilebiliyordu, çünkü kendilerinden istenenin iğrençliğini hiçbir zaman tam olarak kavrayamadıkları gibi, toplumsal olaylarla yeterince ilgilenmedikleri için neler olup bittiğini de göremiyorlardı. Hiçbir şeyi kavrayamadıkları için hiçbir zaman akıllarını kaçırmıyorlardı. Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kurşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu. -Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir. -Ama amacınız hayatta kalmak değil de insan kalmaksa, sonuçta ne fark ederdi ki? Duygularınızı değiştirmeleri olanaksızdı; siz kendiniz bile değiştiremezdiniz duygularınızı, isteseniz bile. Yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz her şeyi en küçük ayrıntısına kadar açığa çıkarabilirlerdi; ama nasıl işlediğini sizin bile bilmediğiniz, yüreğinizin içi, sırrını korurdu. -Hiyerarşik toplumun varlığı, uzun sürede, ancak yoksulluk ve cehalete yaslanarak sürebilirdi. -Gerçekten sürekli olacak bir barış, sürekli bir savaşla aynı kapıya çıkardı. -Yüksek kesimdekiler yerlerini hep koruyacaklarsa, ağır basan zihin hali denetimli çılgınlık olmalıdır. -Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlük kurmak için devrim yapar. Zulmün amacı zulümdür. İşkencenin amacı işkencedir. İktidarın amacı iktidardır. Ben Ne Düşünüyorum? Şule Abla ve Nail Art in Wonderland harika bir etkinlik başlattılar. Her ay bir kitap seçiyoruz ve hep beraber okuyoruz. Sonra da o ayın son günü katılan bütün bloggerlar yorumlarını paylaşıyor. İşte bu da etkinliğin ilk kitabı. Etkinlik hakkında daha fazla bilgi için tık 1984, uzun zamandır kitaplığımda bekleyen; ama bir türlü okuyamadığım kitaplardandı. Sanırım biraz da okuması zor olacak diye korkuyordum. O yüzden bu etkinlik benim için harika bir fırsat oldu. Ve ne kadar saçma bir düşünceye kapıldığımı anladım. Çünkü sınav dönemim yaklaşıyor olmasa oturup bir günde bitireceğim bir kitaptı. Resmen elimden bırakmak için kendimle savaşmam gerekti George Orwell harika bir distopya yaratmış. En fecisi de günümüz dünyasıyla olan korkutucu benzerliği. Dünya artık 3 ülkeden oluşuyor ve ana karakterimiz Winston da Okyanusya’da yaşıyor. Ülke bir partinin egemenliğinde ve Big Brother Büyük Birader de partinin somutlaşmış hali. Gerçekte böyle bir insan olmuş mu olmamış mı o bile belli değil. Sadece sevgiyi, saygıyı soyut bir partidense bir insana yöneltmek çok daha kolay. Winston Gerçek Bakanlığı çalışanlarından. Yaptıkları iş tam olarak geçmişi değiştirmek. Mesela geçen hafta Büyük Birader bir şey söylemişse ve bu hafta aksi ortaya çıkmışsa Gerçek Bakanlığı çalışanları oturup Büyük Birader’in söylevini, istatistikleri değiştiriyorlar. Hatta bugün parti Avrasyayla savaşta olduğunu söylüyorsa sanki ezelden beri onunla savaşta görünmesi için gece gündüz çalışıyorlar. Böylece partinin haklılığı olabilecek her şekilde kanıtlanmış oluyor. Üstelik insanlar tüm bunlara alışmakta hiç de zorluk çekmiyorlar. 5 dakika öncesine kadar gerçek saydıkları şeyleri partinin tek sözüyle silip atabiliyor, sanki önceden beri şimdiki halini biliyor gibi davranıyorlar. Bütün bunların ortasında yaşadıklarına anlam veremeyen karakterimiz, dış görünüş açısından parti mensubuymuş gibi davranıyor. Onlar bağırıp çağırdıkça bağırıp çağırıyor, onlar coştukça o da coşuyor. Fakat iç dünyası bambaşka bir halde. Yüz ifadesinde tek bir değişiklik olsa tele ekranlar tarafından fark edilme, buharlaştırılma tehlikesi oluyor. Buharlaştırılınca, her şeyden, tüm kayıtlardan siliniyor, hiç yaşamamış sayılıyorsunuz. İşte biz de Winston’ın gerçeği bulma çabalarına ortak oluyoruz. Önsözde şöyle bir tespit var “Her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu, bellekten yoksun bırakılmış, her türlü muhalefetin yok edildiği bir toplum tehlikesine karşı bir uyarı niteliğinde…” Tam olarak bu. Distopya seven, günümüz dünyası hakkında düşünmek isteyen ya da sadece gerçekten seveceği bir kitap okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Lütfen daha fazla bekletmeyin, pişman olmayacaksınız Puanlama -Kapak Tasarımı 5/5 %5 Muazzam! -İsim – Kitap Uyumu 5/5 %5 Tam puan! -Özgün Konu – Özgün Anlatım 5/5 %30 Okuduğum en özgün kitaplardan diyebilirim. -Yazarın Dili 5/5 %30 Orwell her kitabında kendini bana daha da çok sevdiriyor. Hem kolay okunan hem de bu kadar anlamlı bir kitabı dünyaya kazandırdığı için kendisine teşekkür etmek isterdim -Kitabın Dünyası 5/5 %30 Sizi içine alıyor ve bırakmak istemiyor. Öyle ki kitaptan uzak durabilmek için büyük bir çaba sarf etmeniz gerekiyor. Kitabın Puanı 5/5
12 Nisan 2022 GEORGE ORWELL’IN “1984” ADLI ROMANININ KONUSU NEDİR? George Orwell 1984 romanı esasında bir karşı ütopya romanı olma özelliği taşıyor. Sözlükte buna distopya denir. Distopik bir ülkede totaliter bir ülke yönetiminin altındaki insanlar parti için çalışmaktadırlar. Okyanusya denilen bu ülkede Büyük Birader herkesi izliyordur. Romanda geçen “Big Brother is Watching You” cümlesi unutulmaz bir slogandır. Çalışanlardan biri de başkahramanımız Winston’dur. Her yere konulmuş tele-ekranlar sayesinde izlenen Winston, ancak düşüncelerinde özgürdür. Düşüncelerini belli etmemek için de içinde bir mücadele veriyordur. Parti içinde çalışan herkesi sorguluyor ve kendisi gibi düşünen birileri olup olmadığını da merak ediyordur. Winston, parti çalışanlarından Julia ile yakınlaşmaya başlar. Bu ilişki ilk başta tutku ve şehvetten oluşsa da zamanla birbirlerinden vazgeçemeyecek hale gelirler. Winston Büyük Birader’den nefret ediyor, Julia’ya bahsettiğinde Julia pek oralı olmuyordur. GEORGE ORWELL – 1984 SESLİ KİTAP DİNLE Distopyada, Winston partiye karşı savaşmak için yol ararken karşısına O Brien diye biri çıkar. Kardeşlik grubu diye bir muhalefet oluşumundan bahseder. Julia ile birlikte bu gruba katılırlar. Bir gün Julia ile Winston kiraladıkları odada yakalanırlar. Birçok işkence gördükten sonra serbest bırakılırlar. Fakat bu işkence yalnız fiziksel değildi. Partinin öğretilerine inandırmaya çalışırlar. Winston direnir ama gördüğü işkencelere dayanamayarak pes eder. İşin ilginç tarafı kendi de inanmaya başlamıştı. Düşünce sistemini tümüyle ele geçirmişlerdi. Düzenin değişmesini bekleyen Winston düzene yenik düşmüş bir şekilde öldürülür. Günümüzde diktatörler tarafından yönetilen ülkelere benzer bir distopik bir romandır, 1984. Diktatörlerin propagandalar ile halkı eğitimsiz ve aç bırakarak koskoca ülkeyi ele geçirmesi kolaylaşır. Yapılması gereken sürüye başkaldırmak, sorgulayarak düşünmek ve insanların yararını gözetmektir. Bir kıvılcım büyük bir yangına dönüşebilir. Yazar Tanıtımı Ünlü İngiliz romancı ve denemecisi George Orwell’in aslı adı Eric Arthur Blair’dir. Orwell 1903 yılında Hindistan’ın Motihari kentinde doğdu. Eton’da eğitimini bitirdikten sonra 1922 yılında Birmanya’yada yaşamaya başladı. 1950 yılında, büyük bir savaştan çıkmış yorgun ve yaralarını yeni sarmaya başlayan ülkesinin başkentinde, Londra’da hayata gözlerini kapattı. Bizleri Facebook, Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize göz atmak için ve Sesli Kitap dinlemek için tıklayın!
George Orwell’ın 1984 Romanının Özeti, Kitabı Hakkında Dokuz Yüz Seksen Dört romanı, İngiliz yazar George Orwell’ın anti-ütopik romanıdır. 1984 romanı dünyaca ünlü anti-ütopik romanlar arasında yer almaktadır. George Orwell, alegorik bir politik romanı olan 1984 romanını, 1947-1948 yılları arasında yazmıştır. George Orwell’ın 1984 romanı İngilizce ismi The Last Man in Europe olan Avrupa’daki Son Adam ismiyle yazılmıştır. Fakat pazarlama nedeniyle romanının adı Nineteen Eighty Four yani Bin Dokuz Yüz Seksen Dört olarak Orwell’ın 1984 romanı ilk kez 8 Haziran 1949 tarihinde Orwell – 1984 KitapGeorge Orwell’ın 1984 romanı 20. yüzyılın en etkili romanları arasındadır. Romanda geçen Büyük Birader ve Düşünce Polisi gibi kavramları daha sonra ünlenmiştir. George Orwell’ın 1984 romanı 1984 yılında sinemaya Orwell’ın 1984 Romanının Kısa ÖzetiRomanın distopik dünyada geçmektedir. George Orwell’ın 1984 romanı ütopik bir dünyayı ele almaktadır. Bu ütopik dünya Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya olarak üç süper gücün denetimi altındır. Bu 3 devlet sürekli savaş halinde olup sürekli olarak da müttefikler değişmektedir. Kitapta geçen olaylar Okyanus da geçiyor. Okyanus da bulunan İngsos partisi iktidarda ve çok sıkı bir rejim uygulanmaktadır. Toplumsal sınıflar mevcuttur. Romanın kahramanı ise Winston Smith’tir. Fakat Winston yavaş yavaş tüm bu oyunların farkına varıyor. Winston, Okyanusya toplumunun nasıl baskı altında olduğunu Orwell’ın 1984 Kitabının KünyesiKitabın Adı 1984Kitabın Yazarı George OrwellKitabın Türü Politik RomanOrijinal Adı 1984İlk Baskı Tarihi 1949
George Orwell ölmeden iki sene önce tamamladığı 1984’ün henüz yazım aşamasında bir distopya yazıyorum’ şeklinde kitabını tanımlamıştı. Bana kalırsa yarı distopya, yarısı da gerçekçi unsurlarla örüntülü insanı derin duygularla sarsan bir kitap. En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır. Sayfa 231 Bu cümle etrafında hayal ettiği dünya bize sadece bildiklerimizi değil, olması ihtimal taşıyan, can acıtıcı, düşündürtücü ayrıntıları yüklü, karabasan diyebileceğimiz bir kehaneti önümüze getiriyor. Orwell kitabı 1948’de bitirmiş; 2. Dünya Savaşından sonra taşların yerine oturtulmaya çalışıldığı, kayıpların henüz yerine konmadığı çalkantılı zamanlarda yazmış. İnsanlık tarihinde 2. Dünya savaşı kadar insanlık suçlarının bir arada işlendiği, bilimin faşist diktatörlerin çılgın beyinlerinden çıkan kan kırmızı kararlara hizmet ettiği ve kaçınılmaz sonucu olarak milyonlarca insanın en acılı ölümlere yürüdüğü, pek çok yönüyle ayrılan bir savaş daha yoktur. 1984’de bu savaşın etkilerini net biçimde hissedebiliyoruz. Yazarın bir diğer ses getiren kitabı hayvanlar çiftliği’nde insanların zorba yönetimine karşı eşitlik isteyerek yönetime el koyan ancak iktidar şerbetini içtikten sonra zorba insandan farkı kalmayan domuzlar sahne almıştı. Bu kitap Stalin yönetimine eleştiri diye değerlendirilirken 1984 de ise tek bir idealizme yönelik bir eleştiri yok diye düşünüyorum. 1984 her açıdan neye bakarsanız onu göreceğiniz bir kitap.. 1984’den 3 sene sonra yayınlanan Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451 önemli ölçüde 1984’den esinlenmiş diyebiliriz. Bu kitapta geçmişin ve bilginin yok edildiğini okumuştuk. Bunu mutlu musunuz?’ sorusundan yola çıkarak sorgulamaya başlayan Guy Montag karakteri ile Winston Smith’in, ayrıca beyni uyuşturulmuş insan unsurlarının benzerlik taşıdığını yadsıyamayız. İnsanlar davranışlarını kontrol altında tutabilirler, özbilincinde ve ruhunda farklı bir karakter taşımaları halinde bile yapabilirler bunu. Ancak ruh ve dayatılan davranışın aykırılığı mutlaka kırılıma, sorgulamaya yol açar. Winston Smith’in yaşadığı ikilemler onun yavaş yavaş yasak’ sayılan alana kaymasına neden oldu. İlk adımı ise güncesine 2+2=4’ demek özgürlüktür cümlesiyle oldu. Devamı ise çok hızlı geldi, Sevgi Bakanlığında 101 no’lu odaya kadar kendi bilinciyle tartım yapabilen biriydi. Tarih ve dil … Yok edildiğinde aidiyet hissini alan, duyguların, algının hatta düşüncenin tamamen değişeceği iki önemli alan. Buna yapılan müdahaleler Winston Smith’in – ki bir kısmını kendi eliyle yapıyordu- gelecek korkusunu arttırmış, buna karşı koymak için inanılmaz bir tutkuyla yanmasına neden oldu. Kitabın sözü “Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar; şimdiyi denetim altında tutan, geçmişi de denetim altında tutar” sf 59 Şu anda Orwell’ın tasvirlediğinden farklı bir dünyada mıyız? Aldığımız haberlerin gerçekliğini sorguladığımız anlar, algı mühendislerinin dayatmalarını yaşamıyor muyuz? Sizce Orwell haksız mı? Aşkın ve seksin insan hayatından çıkartılması hatta keyif veren her şeyin örneğin yiyeceklerin, içeceklerin, traş olmaya yarayacak jiletin, görsel hoşlukların, güzelliğin.. kökünün kazınması insanlığın tehdit edilmesinden çok insanların iktidara karşı tehdit ediciliğini yok etmek üzere atılan tam isabet oklardı. Hep düşündüğüm insanın korkularıyla yüzleşmesinin ruhunda ve bağıl karakterinde bir etkiye neden olacağıdır. Bu panik atak semptomlarının yaratacağı bir çeşit ölüm, yeni bir doğuşa neden olacaktır. Maskenin ardından aç sıçanlara karşı ruhu çözümlenen Winston yeniden doğdu ancak içi’ tamamen tecavüze uğramış, boşaltılmış yeni kimliğiyle.. Büyük Biraderi çok seviyordu’ cümlesine tükenmiş umudu simgeleyen 🖤 bırakmak istiyorum. Yazılacak derya denizin kıyısında dolaşıp her öğlen merdivenlerden inerken yukarıdan baktığım plaza insanlarının yemek yeme telaşının peşinden bilgisayar ekranın ışığında aydınlanacak yüzleriyle piyondan farksız olduklarını düşündüğüm aklıma geliyor. Yenisöylem’in zıtlıkları yok eden dağarcığına sıkışmış labirent farelerinin çıkamayacakları duvarlarda debelenmesi gibi zayıf umutla bakıyor ve gelecek kaygısı taşıyorum. Bilmenin ve bunu istemenin tüm inancıyla, önünde sonunda o gelecek bir gün gelecek. Sevgilerimle 💝 1984 georgeorwell
Error 522 Ray ID 738d29327bf1b7be • 2022-08-11 012305 UTC AmsterdamCloudflare Working Error What happened? The initial connection between Cloudflare's network and the origin web server timed out. As a result, the web page can not be displayed. What can I do? If you're a visitor of this website Please try again in a few minutes. If you're the owner of this website Contact your hosting provider letting them know your web server is not completing requests. An Error 522 means that the request was able to connect to your web server, but that the request didn't finish. The most likely cause is that something on your server is hogging resources. Additional troubleshooting information here. Cloudflare Ray ID 738d29327bf1b7be • Your IP • Performance & security by Cloudflare
george orwell 1984 kitap yorumu