Yayınlamasevinci yaşadığım “Hatay’ın Kurtuluş Mücadelesi Anıları”nın yazarı Selim Çelenk, yaşamım boyunca kendisini her yönüyle örnek almaya çalıştığım, evladı olmakla gururlandığım bir aziz varlıktı benim için. Baba evini genç yaşta terk ederek yaşama atılan Selim Çelenk’in ömrü hep mücadelelerle Tora onu 5 şekel karşılığında geri almamı emrediyor çünkü bu Tanrı buyruğudur, Tora şöyle der: insan dölünün ilk erkek meyvesini fidye ödeyerek geri alacaksın. Bunu bir aylıkken yapacak ve 5 şekel ödeyeceksin. Şimdi ise Yaratan’ın emrettiği bu Mitsva’yı sevinç, mutluluk ve gönül rızasıyla yerine getiriyorum.” KutsalKitabın zaman çizelgesinin doğruluğunun eleştirmenler tarafından sorgulanmasının başlıca nedenlerinden biri, Kutsal Kitabın Tanrısal kaynaklı olduğunu iddia etmesidir. A major reason for questioning the Bible’s own timetable is the Bible’s claim to divine inspiration. ilknamaz kılan Hz. İbrahim, ilk tavaf eden Hz. İbrahim, ilk Kurbanı kesen ve İnsanları Hacca davet eden Hz. İbrahim Bakara 124,125,126,127,128,129,130,131,132, 26,27,28,29 Ayetlerde açıklanmıştır. Hz. İbrahim’in iki oğlu var birisi Hz. İsmail diğeri, Hz. İshak (Biz İbrahim’e İshak’ı ve Yakup’u Bağışladık Enbiya 72) Hz. KUTSALK ˙ ITAP TETK ˙ IK ˙ I Gavin’la ilk konusan Chris birader, Kutsal Ki-¸ tap uzerine sohbet ederken onun kendini rahat¨ hissetmesi icin farklı yollar denedi. Ona Kut-¸ sal Kitabın bir teması oldugunu ve bu temayı˘ kCNubM. Kutsal kitaplar, insanların hem dünya hem de ahiret hayatında daha mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmeleri için gönderilmiştir. Yüce Allah’ın insanlara gönderdiği kutsal kitaplar iki grupta toplanmaktadır. Bunlar “suhuf” ve “kutsal kitap”lardır. Suhuf, sahife sayfa kelimesinin çoğulu olup küçük topluluklara ihtiyaçları doğrultusunda gönderilen ve birkaç sayfadan oluşan küçük kitap veya risalelerdir. A’lâ sûresi 87/18-19. ayetlerinde, “Doğrusu bunlar ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa’nın sahifelerinde de vardır” buyrulması, ihtiyaçlar doğrultusunda Yüce Allah’ın bazı peygamberlere sahifeler halinde ilahî mesajlarını gönderdiğini ve şartların gelişmesi, insanların çoğalması, ihtiyaç ve beklentilerin değişmesi sonrasında Yüce Allah, suhuflara göre daha hacimli olan ilahî kitaplar göndermiştir. Bu ilahî kitaplar, inanç öğretisi yanında insanların kulluk vazifelerini, birey ve toplum olarak uymaları gereken evrensel mesajları diyorlarDört büyük kitap olarak ifade edilen bu kitaplar Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an-ı Kerim’dir. Tevrat Kutsal kitapların ilki olan Tevrat, Hz. Musa’ya indirilmiştir. Kur’an’da “... şüphesiz biz, içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı indirdik...” el-Mâide 5/44 denmektedir. Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’e inandıkları gibi, Hz. Musa’ya inen asıl Tevrat’a da inanmakla yükümlüdürler. Hz. Musa, İsrailoğullarına peygamber olarak Hz. Musa’nın vefatından sonra Allah’ın kendilerine göndermiş olduğu Tevrat’ın emir ve yasaklarına uymadıkları gibi, zamanla Tevrat’ı tahrif etmişlerdir. Daha sonra İsrailoğullarının farklı milletlerin egemenliği altına girmesi ve yıllarca sürgün hayatı yaşamalarından dolayı Tevrat’ın Allah’tan gelen asli şekli korunamamıştır. Tevrat’ın aslı yani orijinal hali kaybolunca Yahudi din adamları Tevrat’ı yeniden yazmışlardır. Yahudiler, bizim Tevrat olarak ifade ettiğimiz kutsal kitaba “Tora” kitapların ikincisi olan Zebur, Hz. Davud gönderilmiştir. Kuran-ı Kerim’de Zebur’un Hz. Davud’a gönderildiği şu şekilde ifade edilir “... Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud’a da Zebur’u verdik.” İsrâ, 17/55. Zebur, ilahî kitaplar arasında hacimce en küçük olanıdır ve yeni hükümler getirmeyerek Tevrat’ı tasdik bölgesinde doğduBugün elimizde Zebur’un gerçek nüshaları veya Zebur adıyla başlı başına bir kitap bulunmamaktadır. Bilakis, Tevrat’ın sonuna eklenmiş bulunan “Mezmurlar” bölümünün Zebur nüshalarından oluştuğu ifade edilmektedir. Mevcut Zebur nüshaları, içerik açısından diğer kitaplardan ayrılarak daha çok, coşkun bir söyleyiş ve ilahilerden, Allah’a övgü ve hikmetli sözlerden ve birtakım nasihatlerden Ayet“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getirip, yeryüzünde yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir” en-Nisâ 4/1.İlahî kitapların üçüncüsü olan İncil, Yüce Allah tarafından Hz. İsa’ya gönderilmiştir. Hz. İsa bugünkü Filistin bölgesinde doğmuş ve orada yaşayan İsrailoğullarına gönderilmiştir. Dolayısıyla Hz. İsa ve İncil kendisinden önce gelen Hz. Musa ve öğretisine tabi olarak onları tasdik eder. Kuran-ı Kerim’de bu konu şöyle ifade edilmektedir“O peygamberlerin peşinden, kendisinden önce gönderilen Tevrat’ı tasdik eden doğrulayan Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ve ona, içinde hidayet ve nur olan, kendisinden önceki Tevrat’ı tasdik eden ve Allah’tan sakınanlar için bir hidayet ve öğüt olarak İncil’i verdik” el-Mâide 5/46. İncil’e Hz. İsa’ya gönderildiği şekliyle iman etmek, İslam inancının gereğidir. Fakat günümüzde İncil’in orijinal metni mevcut değildir. Hz. İsa’dan yıllar sonra insanlar tarafından yazılan çeşitli İnciller İncil vardırHıristiyanlar tarafından kabul edilen İnciller dört tanedir. Bunlar Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleridir. Bu İnciller, bunları yazan kişilerin adlarıyla anıldıkları için bu şekilde isimlendirilmişlerdir. İncillerde, Hz. İsa’nın hayat hikâyesi, peygamberliği süresince karşılaştığı sıkıntılar ve doğruluk, dürüstlük, sevgi ve hoşgörü gibi ahlakî değerler yer almaktadır. Hıristiyanlar sadece İncil’e değil, İncil’le birlikte Tevrat, Zebur ve Hz. Musa’dan Hz. İsa’ya kadar olan diğer peygamberlere ve bazı havarilere geldiği inanılan mesajları da içeren Kitab-ı Mukaddes’e inanırlar. Kitab-ı Mukaddes’in İncil’i oluşturan kısmına Yeni Ahit Ahd-i Cedid, diğer kitapların oluşturduğu kısmına ise Eski Ahit Ahd-i Atik/Ahd-i Kadim denmektedir.Diyanet’in yayımladığı Kuran-ı Kerîm’i Anlamak adlı eserden yararlanıldıŞemsi Paşa Camii Kuş konmaz camiiİstanbul’un Üsküdar ilçesi, Şemsi Paşa Caddesi’nde bulunan Osmanlı döneminden kalma bir camidir. Salacak sahilinde yer alan sami İstanbul Boğazı’nın Marmara’ya açıldığı bir noktadadır. Karşısında da Galata Köprüsü ve Haliç uzanır. Caminin Üsküdar’a bakan tarafında yani eski tütün fabrikasının yerinde bir de Sarayı vardı. Vezir Şemsi Ahmed Paşa tarafından 1580’de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Şemsi Paşa’nın türbesi caminin sol yanında bitişiktir ve denize bakar. Cami ile medrese arasındaki avlu bölümünde bir su deşarj rögarı vardır. Bu, Mimar Sinan’ın yaptığı eserlerin tümünde tek örnektir. Cami denize yakın olduğu için lodoslu havalarda, avlu duvarını aşıp pencerelerden camiye giren deniz suyu bu rögar vasıtasıyla denize tahliye Sinan’ın minareye yerleştirdiği özel bir kafes ve caminin bulunduğu yerden dolayı oluşan rüzgâr akımı nedeniyle camiye kuş konmaz. Bu sebeple halk arasında da “kuş konmaz cami” olarak avlusu L planında olup avlu kapısından girişte solda görülmeye değer bir tarihi çeşme su haznesi vardır. L şeklindeki hazirenin cami kıble duvarı ile avlu duvarı arasında 15 kadar tarihi kabir ve taşları vardır. Bu kabirler son restorasyonda meydana çıkarıldı. Ayrıca çıkarılan bazı tarihi mermer taş eşyalar duvarlara monte edilerek güzel bir görünüme kavuşturulmuştur. Caminin minaresi kesme taştan, tek şerefeli ve şerefe korkulukları mermer Hadis“Zandan sakının. Çünkü zan, yalanın ta kendisidir. Birbirinizin konuştuğuna kulak kabartmayın, birbirinizin özel hallerini araştırmayın, birbirinizle üstünlük yarışına girmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!” Buhari, Edeb, 57.Kıyamet günü abdest organları parlayacakPeygamber Efendimiz âdeti olduğu üzere, bir gün sahabilerle birlikte bir kabristana uğradı ve “Esselamü aleyküm ey müminler diyarının sakinleri!” diyerek selam verdi. Sonrasında ise, “İnşallah biz de size katılacağız, ancak din kardeşlerimizi dünyada görmüş olmayı çok arzu ederdim” diye ekledi. Bunu duyan sahabiler merakla, “Ya Resülallah! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?” dediler. Allah Resulü, “Siz benim ashabımsınız, kardeşlerim ise henüz dünyaya gelmeyenlerdir” üzerine ashab-ı kiram, “Ümmetinden henüz dünyaya gelmeyenleri nasıl tanıyacaksın Ya Resûlallah?” diye sordular. Resûlullah şöyle dedi “Bir adamın siyah atlar arasında, alınları ve ayakları beyaz atları olsa, onları tanımaz mı?” Yanında bulunanlar, “Elbette tanır” cevabını verdiler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, ümmetinden hiç görmediği insanları kıyamet gününde nasıl tanıyacağını, müjde niteliğindeki şu cevabıyla bildirdi “İşte benden sonra gelecek olan kardeşlerim, aldıkları abdestten dolayı kıyamet günü abdest azaları parlayarak gelecekler. Ben de onları Kevser havuzu başında karşılayacağım” Müslim, Tahâret, 39.Bir dua“Allah’ım! Günahımı, bilgisizliğimibunun sonucu olarak yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediklerimi ve benden daha iyi bildiğin bütün kusurlarımı bağışla! Allah’ım! Ciddi ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim. Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım ve bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sensin, geride bırakan da sensin. Ve senin gücün her şeye yeter” Müslim, Zikr, 70. Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur Halka Yönelik—2017 wp17 No. 4 s. 4-7 KAPAK KONUSU KUTSAL KİTAP ÖLÜM VE YAŞAM HAKKINDA NE DER? Kutsal Kitaptaki yaratılış kaydında Tanrı’nın ilk insan Âdem’e şunları dediğini okuruz “Bahçenin her ağacının meyvesinden dilediğin gibi yiyebilirsin. Fakat iyiyi kötüyü bilme ağacının meyvesinden kesinlikle yemeyeceksin, çünkü ondan yediğin gün mutlaka ölürsün” Başlangıç 216, 17. Bu sözler basit ve net bir şekilde şunu gösteriyor Âdem Tanrı’nın emrine itaat etseydi ölmeyecek, Aden bahçesinde yaşamaya devam edecekti. Ne yazık ki, Âdem itaat edip sonsuza dek yaşamayı değil Tanrı’nın emrine itaatsizlik etmeyi seçti ve karısı Havva’nın verdiği yasak meyveyi yedi Başlangıç 31-6. Bu itaatsiz davranışın acı sonuçlarını bugün hâlâ yaşıyoruz. Kutsal Kitap bu durumu şöyle açıklıyor “Günah bir insan aracılığıyla ve ölüm günah aracılığıyla dünyaya girdi, ölüm de tüm insanlara geçti; çünkü hepsi günah işledi” Romalılar 512. Buradaki “bir insan” ifadesiyle kastedilen kişinin Âdem olduğu bellidir. Peki günah nedir ve neden ölüme yol açar? Tanrı’nın emrine kasten itaatsizlik etmek günahtır. Âdem’in yaptığı buydu 1. Yuhanna 34. Tanrı ona günahın cezasının ölüm olacağını söylemişti. Âdem ve soyu Tanrı’nın emirlerine itaat ettikleri sürece günah ve ölüm asla olmayacaktı. Tanrı insanları yaratırken ölmelerini değil yaşamalarını, hatta sonsuza dek yaşamalarını amaçlamıştı. Kutsal Kitabın dediği gibi ölümün tüm insanlara geçtiği’ su götürmez bir gerçek. Peki öldükten sonra ruhumuz yaşamaya devam ediyor mu? Çoğu kişi böyle olduğunu düşünüyor. Ancak öyle olsaydı Tanrı Âdem’e yalan söylemiş olurdu. Nasıl? O, Âdem’e günahın cezasının ölüm olduğunu söylemişti, ama öldüğümüzde ruhumuz başka bir âlemde yaşamaya devam etseydi ölüm bir ceza olmazdı. Elbette Tanrı’nın yalan söylemesi imkânsızdır’ İbraniler 618. Asıl yalancı, Havva’ya “Kesinlikle ölmezsiniz” diyen Şeytan’dı Başlangıç 34. O halde şu soru doğuyor Ruhun ölümsüz olduğu öğretisi bir yalana dayanıyorsa bu konudaki gerçek nedir? KUTSAL KİTAP GERÇEĞE IŞIK TUTUYOR Yaratılış kaydında şunlar anlatılır “Yehova Tanrı yerin toprağından adamı yarattı, onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan bir can oldu.” Buradaki “yaşayan bir can” ifadesi “nefes alan varlık” anlamına gelen İbranice nefeş* kelimesinden tercüme edilmiştir Başlangıç 27. Bu sözlerle Kutsal Kitap insana ölümsüz bir ruh verilmediğini açıkça ortaya koyar. Her insan yaşayan bir candır.’ Ne kadar araştırırsanız araştırın Kutsal Kitabın hiçbir yerinde “ölümsüz ruh” ya da “ölümsüz can” ifadesini bulamazsınız. Kutsal Kitap insanın ruhunun ölümsüz olduğunu söylemiyorsa, neredeyse bütün dinler neden bunun tam tersini öğretiyor? Cevap bizi eski Mısır’a kadar götürüyor. PUTPEREST BİR ÖĞRETİ YAYILIYOR MÖ beşinci yüzyılda yaşamış Yunanlı tarihçi Herodot, Mısırlıların “ruhun ölümsüz olduğunu savunan ilk toplum” olduğunu söyledi. Geçmişte Babilliler de ölümsüz ruh fikrine kafa yordular. MÖ 332’de Büyük İskender’in Ortadoğu’yu fethetmesinden önce Yunanlı filozoflar bu öğretiyi yaygınlaştırmıştı. Bu inanış kısa zamanda tüm Yunan İmparatorluğu’na yayıldı. Kutsal Kitabın hiçbir yerinde “ölümsüz ruh” ya da “ölümsüz can” ifadesini bulamazsınız MS birinci yüzyılda Yahudiliğin önde gelen iki mezhebi olan Esseniler ve Ferisiler, beden ölürken ruhun yaşamaya devam ettiğini öğretiyordu. Yahudilikle ilgili bir ansiklopedide şu sözler yazılıdır “Yahudiler ruhun ölümsüzlüğü inancını Yunan düşünüşüyle haşır neşir olduklarından dolayı benimsedi, özellikle de Platon’un felsefesinin bu konuda büyük bir rolü oldu” The Jewish Encyclopedia. Benzer şekilde birinci yüzyılda yaşamış Yahudi tarihçi Josephus da bu inancın kaynağının Kutsal Yazılar değil, Yunanlıların inanışları olduğunu söyledi. O bunları mitolojik hikâyeler olarak görüyordu. Yunan kültürünün etkisi giderek yayıldığından Hıristiyanlar da bu putperest kökenli inancı benimsedi. Tarihçi Jona Lendering’e göre “Platon’un önceden daha iyi bir yerde olan ruhumuzun daha aşağı bir konum olan dünyaya düştüğü varsayımı, Platon’un felsefesiyle Hıristiyanlığın kaynaşmasını kolaylaştırdı.” Hıristiyanlıkta da insanın daha iyi bir yerde yaratıldığı ama bunu kaybettiği inanışı olduğu için ruhun ölümsüzlüğü öğretisi Hıristiyan kiliselerine girdi ve temel bir öğreti oldu. “HAKİKAT SİZİ ÖZGÜR KILACAK” İlk yüzyılda Hıristiyanlara şöyle bir uyarı yapılmıştı “Vahiyler kesin olarak gösteriyor ki, sonraki dönemlerde bazıları imandan sapacak. Yanıltıcı vahiylere ve cinlerin öğrettiklerine kulak verecekler” 1. Timoteos 41. Gerçekten de öyle oldu. Ruhun ölümsüzlüğü cinlerin öğrettiklerinden’ sadece biridir. Bu öğreti Kutsal Kitaba değil, eski putperest dinlere ve felsefelere dayanır. İsa peygamber “Siz hakikati bileceksiniz ve hakikat sizi özgür kılacak” demişti Yuhanna 832. Kutsal Kitaptaki hakikati öğrenmek bizi dünyadaki birçok dinde yer alan ancak Tanrı’nın onaylamadığı ve O’nu yanlış tanıtan öğretilerden ve uygulamalardan özgür kılıyor. Dahası Tanrı’nın Sözündeki hakikat bizi ölümle bağlantılı âdetlere ve batıl inançlara kölelikten kurtarıyor. “Ölüler Nerededir?” başlıklı çerçeveye bakın. Yaratıcımız insanların dünyada sadece 70-80 yıl yaşayıp sonra sonsuza dek ruhlar âleminde kalmasını amaçlamadı. O’nun amacı itaatli çocuklarının burada, dünyada yaşamasıydı. Bu muhteşem amaç Tanrı’nın insanlara olan sevgisini gösterir. Hiçbir şey bu amacın yerine gelmesine engel olamaz Malaki 36. Davut peygamberin şu sözleri gerçekten çok güven verici “Doğrular yeryüzünü mülk edinir, orada sonsuza dek otururlar” Mezmur 3729. Efendimiz Hz. Muhammed sav Kuran Kerimi ve kendi sünnetinin tüm Müslümanlar için örnek olduğunu şöyle ifade etmiştir “Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız Allah Teala’nın Kitab’ı ve Resülünün sünneti.” Muvatta, Kader, 3, Cenab-ı Allah Cenab-ı Allah celle celaluhu her peygamberine belli özelliklerde ve mucizeler vermiştir. Hz. Muhammed sav’e verilen en önemli mucize ise Kurandır. Bu mucize, belli bir dönemle sınırlı olmayıp tarihin her döneminde varlığını ve etkisini devam ettirmektedir. Kuranın nazil olduğu günden, günümüze kadar asırlar geçmiş olmasına rağmen, ondaki bitip tükenmez özellikler; modern bilimle her zaman uyum içinde olmuştur. 4 büyük kutsal kitap ve sırasıyla peygamberler şöyledir Kuran-i Kerim Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem İslam Dini İncil Hz. İsa aleyhisselam Hıristiyan Zebur Hz. Davut aleyhisselam Yahudi Tevrat Hz. Musa aleyhisselam Yahudi kitapların indiriliş sıralaması şöyledir. Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran-ı kerim Bilindiği üzere dört ayrı kutsal kitaplar ve dört ayrı Peygambere sıra ile indirilmiştir. Cenab-ı Allah celle celaluhu şu dört peygambere de toplamda 100 sayfalık küçük kitaplar göndermiştir. Hz. Adem Peygambere aleyhisselam 10 sayfa Hz. Şit Peygambere aleyhisselam 50 sayfa Hz. İdris Peygamber aleyhisselam 30 sayfa Hz. İbrahim Peygamber 10 sayfa Kaynak Dört büyük ilahi kitabın adını ve hangi peygamberlere gönderildiğini araştırıp defterinize not ediniz. - 0911 Güncelleme - 0911 Herkesin tarihten de çok iyi bildiği gibi 4 kutsal kitap vardır. 4 kutsal kitapla beraber farklı dinler de ortaya çıkmıştır. 4 kutsal kitapların hepsi ayrı ayrı peygamberlere indirilmiştir. 4 kutsal kitap isimleri nelerdir? Hangi peygamberlere indirilmiştir? İşte ayrıntılar... Günümüze dek binlerce peygamber gelmiş, bu peygamberlerden yalnızca dört tanesine kitap indirilmiştir. Bütün dinlerde kutsal kitap anlayışı bulunur. Yüce Allah’ın insanlara değişik zamanlarda gönderdiği kutsal kitapların sayısı dörttür. Sırasıyla Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an-ı Kerim’dir. Kitapların tamamı günümüze ulaşmasına rağmen, İslam inancına göre, diğer üç kitap değiştirilmiş olup, ilk haliyle günümüze kadar ulaşamamıştır. Hazreti Davut peygambere gönderilen Zebur sayfalar, diğerleri ise kitap halindedir. İlk indirilen kitap Hazreti Davut peygambere indirilen “Zebur”dur. Son indirilense, son din olan Müslümanlığa indirilen Kur’an-ı Kerim’dir. Tevrat Hz. Musa İsim anlamı Kanun, adları Ahd-i Atik, Ahd-i Kadim eski ahit.İnsanoğluna indirilmiş ilk kutsal kitaptır, Hz. Musa’ya indirilmiştir. “İsrailoğulları”na yani, Yahudilere indirilmiş kutsal kitaptır, ayrıca İsrailoğulları’na indirilmiş ikinci kitaptır. Hz. Musa 13. Yüzyılda yaşadığından, bu tarihlerde indirildiği düşünülmektedir, İbranice yazılmıştır. Tahrif edilmiş bir kitap olarak bulunuyor. Zebur yazılı şey, kitap Hz. Davut İkinci indirilen kutsal kitaptır. Diğer adları Mezmurlar melodik okunan söz.Hz. Davut peygambere indirilmiş olup, bazı çıkarımlara göre ila 900’lü yıllarda indirildiği tahmin edilmektedir. Hz. Davut peygamber İsrailoğulları’nın yaklaşık 36 yıl hükümdarlık yapmış bir peygamberdir. İncil müjde, öğretici Hz. İsa Ahd-i Cedid yeni ahit.İlahi dinler içinde en çok mensubu olan Hristiyanlar’ın kutsal kitabıdır. Hz. İsa peygambere indirilmiştir. Net olarak bilinmemekle beraber en eski İncil’in 50. Yıllarda yazıldığı bilgisi mevcuttur. Hz. İsa’nın doğum tarihi “0” olarak kabul edilmektedir. Üçüncü indirilen kutsal kitaptır. 4 ayrı kitaptan oluşur, yazan kişilere göre Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleridir. Günümüzde İncil’e ek, havarilerden Barnaba tarafıından yazıldığı öne sürülen bir İncil’den de bahsedilmektedir. Bu İncil, diğerleriyle uyuşmamaktadır. Barnaba İncili, Tevhit ilkesini kabul etmektedir. Bir orijinal nüshası Paris’te bir prensin kütüphanesinde, diğer bir nüsha da Vatikan papalık kütüphanesindedir. Tahrif edilmiş bir kitap olarak bulunuyor. Hristiyanlar, Tevrat’a “Ahd-i Atik”Eski Ahit, İncil!e “Ahd-i Cedit”Yeni Ahit, Zebur da dahil olmak üzere, hepsini bir arada toplayan büyük kitaba da “Bible” Kutsal Kitap denmektedir. Kur’an-ı Kerim okumak, toplamak, bir araya getirmek Hz. Muhammed Müslümanların kutsal kitabı olup Hz. Muhammed’e indirilmiş kutsal kitaptır, değiştirilmeyen tek kutsal kitaptır. İndiriliş tarihi 610’dan başlayıp Hz. Muhammed’in ölüm yılı olan 632’ye dek sürmüştür. Hz. Ebubekir zamanında kitap haline getirilip, Hz. Osman zamanında çoğaltılmıştır. Kur’an-ı Kerim 23 yıl içerisinde ayet ayet, sure sure indirilmiştir. 114 sure ve 6666 ayettir. İlk suresi Fatiha, son suresi de Nas suresidir. Her 20 sayfasına cüz denir, 30 cüzden oluşur. “Kutsal kitap” bir dinin esaslarını bildiren kitaptır. Her şeyi ve insanı yaratan Yüce Allah, insanların gereksinimlerine göre gereken bilgileri peygamberler aracılığıyla bildirmiştir. Nelere inanılıp, nasıl ibadet edileceğini, ahlak kurallarını içeren kitap “kutsal kitap”tır. Kutsal kitaplara inanmak, İslam dininde imanın esaslarındandır. 4 büyük kitabın ilk emirleri4 büyük kitabın ilk emirleriTevrat’ın ilk ayeti nedir?İlk ayet sadece müminlere değil, insanlara hitap eder, meali şöyledir “Ey insanlar, Rabbinizden sakının ki, O sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ve onlardan birçok erkekler ve kadınlar yarattı”.Tevrat’ta ilk emir nedir?Tevrat'ın ilk emri "YAŞAT" , İncil'in "SEV" , KUR'AN'IN "OKU" mu? – kitap kime indirildi?İlk indirilen kitap Hazreti Davut peygambere indirilen “Zebur”dur. Son indirilense, son din olan Müslümanlığa indirilen Kur'an-ı Kerim' kitap hangisi?Tevrat Kutsal kitapların ilki olan Tevrat, Hz. Musa'ya indirilmiştir. Kur'an'da “… şüphesiz biz, içinde hidayet ve nur bulunan Tevrat'ı indirdik…” el-Mâide 5/44 ilk ayeti nedir?“İncil'in ilk emri Sev! Tevrat'ın Yaşat! Kur'an'ın Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor!”Tevrat ne ile başlar?Kitabın ilk ayeti onu kendinden önceki kayda bağlayan “Ve” sözcüğüyle ilk ayeti nedir?“İncil'in ilk emri Sev! Tevrat'ın Yaşat! Kur'an'ın Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor!”

4 kutsal kitabın ilk emri